ABD ve İngiltere Uçuşları Elektronik Cihaz Yasağı Üzerine

ABD ve İngiltere Uçuşları Elektronik Cihaz Yasağı Üzerine

Bu yazı, 21.03.2017 günü @DrOtluoglu twitter hesabımda yazdığım tweetler derlenerek oluşturulmuştur.

21 Mart günü önce ABD, sonrasında ise İngiltere, aralarında İstanbul’un da bulunduğu 10’dan fazla ülkeden yapılacak doğrudan seferlerde, yolcuların kabin içerisine “boyutu cep telefonundan büyük” elektronik cihazları alamayacaklarını açıkladı. Bu durumun hem bir uçuş merkezi (hub) olarak İstanbul’u, hem de Türk Hava Yolları’nı olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum.

Galatasaray’ı saymazsak bu topraklardan çıkan en global marka. Yurt dışında tanıştığım insanlar mutlaka Türk Hava Yolları ile seyahat etmek istediklerini dile getirirler. İstanbul ise son yıllarda Avrupa-Asya-Afrika ve Amerika arasında bir hub olarak konumlandı. THY’nin de hedef kitlesi bu kıtalar arası destinasyonlarda seyahat edenlere yöneldi. Ancak ne yazık ki bu karar sonrası, nihai varış noktası ABD ya da İngiltere olan bir yabancı yolcu rakip hublara ve şirketlere kayabilir. Öte yandan, tarzım olmamasına rağmen, haberde adı geçen ülkeleri görünce komplo teorisi üzerinde de durmak istiyorum.

Havacılıkla ilgili olanlar bilirler, son 10 senede Avrupa’nın Londra, Paris, Amsterdam, Frankfurt gibi büyük hubları körfez ülkeleri ve İstanbul ile kıyasıya rekabet halindeydi. Hatta Heathrow’a yapılacak ek pistte geç kalınması nedeniyle Londra Belediyesi’ne eleştiriler geliyordu. Alınan bu kararla İstanbul ve körfez ülkelerinin bir anlamda önüne de bir takoz konmuş oldu. Avantaj yine Avrupa’lı eski hublara kaydı. İstanbul’un bu konudaki gelişimini grafikten görebilirsiniz.

Bu infografik de 2015 yılı itibarıyla yolcu sayısı, iniş kalkış ve kargo açısından Dünya’nın en büyük 20 havalimanını gösteriyor.

Bu da lokasyonlar gösterilerek yapılan bir sıralama.

Son olarak bu işten zarar görecek havayolu firmaları , , ve ilk 10da. Yüksek faaliyet kaldıracı ile taşıdıkları operasyonel risk göz önüne alındığında, 2017 bu firmalar açısından zorlayıcı olacak gibi gözüküyor.

Sosyal medyada okuduklarımdan gördüğüm bir yanlış kanı da sanki bu havalimanlarından yolculuk yapan insanların sadece o ülke vatandaşı ya da o ülkede yerleşik gibi düşünülmesi. Burada havayolu firmaları için asıl tehtid olan kendi yerleşikleri değil, o havalimanını transit kullanan yolcular. Çünkü tüm bu firmaların büyüme kaynağı, kendi vatandaşları değil, transit yolculardı. Örneğin Çin’den Londra’ya giden bir yolcu bundan sonra İstanbul ya da Körfez aktarmalı bir uçuşa mesafeli bakacak.

Yanlı olduğunu düşündüğüm bu karardan ötürü, hem doğup büyüdüğüm, yaşadığım şehir, memleketim İstanbul, hem de beni her zaman gururlandırmış olan Türk Hava Yolları adına üzüldüm.

YORUM YOK

YORUM BIRAK

Yorum yapabilmek için zorunlu alanları doldurmanız gerekmektedir.
Belirteceğiniz e-posta adresi yayınlanmayacaktır.