SPK Forex Düzenlemesi Üzerine

SPK Forex Düzenlemesi Üzerine

Bu yazı, 10.02.2017 günü @DrOtluoglu twitter hesabımda yazdığım tweetler derlenerek oluşturulmuştur.

SPK tarafından bugün yapılan düzenleme ile kaldıraçlı döviz ( ) işlemlerinde kaldıraç, 1:100’den 1:10’a düşürüldü ve başlangıç teminatı 50 Bin TL’ye yükseltldi. Haberi yorumlamadan önce kaldıraçtan bahsedeyim.

Kaldıraçlı döviz işlemi, yabancı paranın kendsi yerine, bu yabancı parayı dayanak varlık olarak kullanarak, spekülasyon amacıyla ya da riskten korunmak (hedging) için yapılan işlemdir. Kaldıraçlı döviz işlemi yatırımcısına yatırdığı teminatın kaldıraç oranı katında işlem yapma imkanı verir. Örnek olarak: Döviz piyasasına yatırım yapan bir yatırımcı, bugünkü kurla 1000 USD almak içn 3.700 TL öder. Kur %1 değer kazanıp 3.7370 olursa, 1000 USD’dan 37 TL kar edecektir. Bunun yerine 1:100 kaldıraçla 1.000 USD teminat karşılığında 100.000 USD için işlem yapma imkanına sahip olur ve aynı şartlarda kazancı teminatı kadar yani 1000 USD olur. Kaldıraç oranı alınan riskle doğrudan ilişkilidir. Artış durumundan elde edilen kaldıraçlı kar, düşüşte ise kaldıraçlı bir zarar olarak karşımıza çıkar. Döviz yatırımcısı kurdaki %1 azalıştan 37 TL zarar edecekken, 1:100 kaldıraçla tüm teminatını kaybedecektir.

SPK bugün yaptığı düzenleme ile piyasadaki riski azaltmayı, kaldıracın büyüsüne kapılan bireysel yatırımcının büyük risk oranları ile işlem yapmasını engellemeyi amaçladı. Dünya’da hiçbir piyasa tam olarak liberal değildir. Hepsi belli konularda regülasyona tabidir. Ancak gerek ekonomik krizler, gerekse küçük yatırımcılar açısından regülasyonun mu yoksa deregülasyonun mu daha iyi olduğu, araştırmacılar tarafından da üzerinde uzlaşılamadığı konular arasındadır. Kimi görüş tam liberalizasyon ile dengenin sağlanacağını öne sürerken, kimi görüş ise devlet müdahalesinin iyi olacağını iddia eder.

Risk olgusu finans kavramının temel taşıdır ve risk olmadan getiri de olmayacaktır. Bu bağlamda yatırımcının alacağı riski önceden bilmesi ve risk iştahına göre yatırım yapması esastır. Yatırım yapmadan riski öngörememek hiçbir yatırımcı açısından bahane olamaz. Ülkemizde çok uzun yıllardır döviz bir yabancı ülke parasından çok yatırım aracı olarak görüldüğü için kaldıraçlı döviz işlemlerne oln ilgi çok yüksek düzeydeydi. 2016 3q itibarıyla toplam aracı kurum gelirlerinin %40’a yakını fx işlemlerden oluşmaktaydı. Ayrıca 13 aracı kuruluşun gelirlerinin neredeyse tamamını fx işlemleri oluşturmaktaydı. Şüphesiz bu karar sektörü ve aracı kuruluşları çok derinden etkileyecektir. Alınan bu karar, yatırımcıların daha yüksek kaldıraç imkanı olan yabancı şirketlere ya da merdiven altı firmalara kaçmasına sebep olabilir. Diğer taraftan SPK düzenlemesi ile teminatlar Takasbank güvencesindeydi. Lisanslı olmayan aracı kuruluşlara kaçış, yatırımcının bu güvencesini de kaybetmesi demektir.

Peki daha makul ne olabilirdi? Kurumsal, bireysel yatırımcı ayrımı yapılabilirdi. Kurumsal yatırımcılar için kaldıraç biraz daha makul seviyelere (1:50 gibi) çekilebilirdi. Ayrıca yatırılan teminat tutarına göre de kaldıraç limitleri getirilebilirdi. Bu sayede düşük teminatla 1:10 kaldıraç alabilecek yatırımcı, daha yüksek teminatla 1:30, hatta 1:50 kaldıraça kadar çıkabilirdi. Her ne kadar tam liberalizasyonun ülke ve Avrupa dahil bölge kültürümüze aykırı, tarihsel bilgi birikimimize aykırı olduğunu düşünsem ve FX piyasalar hakkında böyle bir limitlemenin gereğine hak versem de bu haliyle SPK düzenlemesi yatırımcıyı korumanın ötesine geçip yatırımcıyı dışlama boyutuna vardığını düşünüyorum.

YORUM YOK

YORUM BIRAK

Yorum yapabilmek için zorunlu alanları doldurmanız gerekmektedir.
Belirteceğiniz e-posta adresi yayınlanmayacaktır.